Aşk kalplerin bir azraili, bir avcının avladığı geyik.
Zamansız çıkar karşımıza, ha bir genç ha bir beyik.
İçimize sığınır, kanımızı kaynatır, gözleri kör eder.
İnsan gücü yetmez, boynumuz ona doğuştan eğik
‘ Ask ’ Kategorisi için arşiv
Ask Kalplerin Azraili
Yazan: adminMay 20
Kadini Bastan Cikartacak 10 hareket
Yazan: adminŞub 23
Her kadın beğenilmek ister ancak bazı davranışlar kadınlar çok etkiler. İşte bir erkeği kadının gözünde çekici gösteren ve bağlanmasını sağlayan hareketler.*Zengin ya da yeterince parası olduğunu bilinmesi ancak sevgilisinin bununla ilgilenmemesi.
*Babet ya da yüksek topuklu stilettolarıyla her zaman çekici olduğunun söylenmesi, erkek arkadaşının bunu ona hissetirmesi.
*Rastgele dans hereketleriyle çok çekici göründüğünün söylenmesi.
*Hoşlandığı erkeği duştan çıkmış, beline havlu dolanmış bir şekilde görmesi.
*Arkadaşlar, yapılması, yapılmaması gerekenler, iş, evet, belki, sadece belki, gelecek hafta buluşması için zaman ayırmak..
*Hamilelik riskine karşı korunma planı yapmak, korunmayı ondan beklememek..
*Çok seksi bir iç çamaşırı giymek ya da giymemek..
*Kendinizi beğenmiş bir şekilde anlatıln ayıp bir şaka ya da hikaye..
*Sürekli göz teması.. (sanatsal derinlere çeken bir bakış).
*Vücudunun gerçeklerini kabul ederek, hiçbir estetik olmadan beğenilmek.
Ask icin ne gerekli
Yazan: adminŞub 23
Araştırmalara göre ilk 30 saniye bir ilişkinin yaşanıp yaşanmayacağını anlamak için yeterli bir süre. Kadının olumlu sinyaller vermesi halinde erkeğin hatalı bir davranışı ilişkinin başlamadan bitmesine neden olur.
İşte çiftlerin birbirlerinde aradıkları özellikler:
Espri yeteneği: Bir kadını veya erkeği güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği çok hafif ama etkili bir silah, küçük ama her şeyi bir anda değiştirebilecek bir detaydır. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili yöntemdir.
Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güleryüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır.
Sonuç, kesin ve çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır. Eğer mutluysanız, birinden hoşlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu tek kelime bile etmeden sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.
Doğallık: Bütün çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz, kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaşam enerjisi ve heyecan erkekleri de kadınları da çeker. Üstelik hiç çaba sarfetmeden, doğal bir şekilde…
Sürprizler: Kadınlar ve erkekler sürprizlere bayılırlar. Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.
Doğru hediyeler: Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini onikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.
Ayrilma Pisikolojisi
Yazan: adminŞub 23
Biraz ayrılma psikolojisi sizi birçok kötü sondan kurtarabilir. Çoğu zaman ilişkimizde çok zor kararlar vermeye zorlanırız. En korkutucu kararlardan biride çekip gitmeye karar vermektir. Bütün ilişkilerde belli bir noktadan sonra kişinin bu ilişkiyi sürdürmeye deyip deymeyeceğine karar vermesi doğal bir gerekliliktir. Düşünün ki araba kullanıyorsunuz ve bir yol ayrımına geldiniz sağa yada sola sapmaya zorlanmaktasınız.Bununla birlikte bu kararı vermeden önce neden bu ilişkiyi bitirmek istediğinizi ya da ikisinden birisini seçmeniz gerektiğini anlamalısınız. Ondan sonra ayrıldığınızda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağınızı kestirirsiniz.
Erkeklerin sıkça düştüğü 3 hata barıştırılamaz hatalar, limitli görüş açısı ve alternatif yönler. Her ne kadar bütün ilişkilerin bu sebeplere bağlı sona ermesi saf bir düşünce olsa da ilişkiler bu üç kategoriden biri veya bir kaçının aynı anda yaşanmasından dolayı sona ermekteler.
O zaman şu 3 ilişki katiline bir göz atalım ve ayrılma psikolojisini de biraz açığa çıkaralım.
Barıştırılamaz hatalar
Aldatmak barıştırılamaz hatalara çok güzel bir örnektir. Şaşırtıcıdır ki aldatma sizin tahmin ettiğiniz gibi her zaman eşinizin ilişkideki değer eksikliklerinden kaynaklanmaz. Belki de tamamen ikinizden birinin fiziksel, duygusal veya cinsel arzularınızdan kaynaklanıyor olabilir. Sadakatsizlik, derin duygularla dolu bir anda ilişkiye bağlı olmanın öneminin yerine geçmektir.
Bu yüzden, eğer bir ilişki barıştırılamaz bir hatadan sona erdiyse bunu kişisel algılamamak gerekir. İkinizden birinin bu davranış şeklini benimsemesinin nedeni o an ki çıkarları doğrultusundadır. Eğer böyle bir hatayı kişisel algılamazsanız, ilişkiye ön yargılı bakmayabilir belki de mantıklı bir bakış açısı bulabilirsiniz. Durumu canlandırmak gerekirse, farz edin ki siz bu tür olay yaşayan bir arkadaşınıza tavsiyede bulunacaksınız. En nihayetinde ilişkinin böyle bir olayı taşıyıp taşıyamayacağı kararını verecek olan aldatılan taraf olacaktır.
Limitli bakış açısı
Zaman içinde, bakış açısı sınırlanabilir. Dış etkenler ilişkide yeni koşullar oluşturabilir ve yeni oluşan koşullar ilişkinin önemini her iki taraf içinde azaltabilir.
Örneğin mesafe, limitli bir bakış açısını yaratabilecek bir dış etken. Bir anlığına rol yapalım: Kız arkadaşınız başka bir şehirde yeni bir iş buldu ve taşınma olasılığını değerlendirmekte. Muhtemel bir senaryoda uzun mesafe ilişkisi yaşamak kendi çıkarları için daha ağır basmakta. Duyguları yavaş yavaş değişerek bu yeni koşul için yer açmaya başlar. Böylece limitli bir bakış açısı yaratarak eğer yeni bir şehire giderse bu ilişkiyi sürdüremeyeceğini düşünür.
En iyisi limitli bakış açısını tetikleyen nedenleri öncesinden görebilmek. Öngörü çok önemlidir çünkü değişimlere tepki vermek yerine onlara ayak uydurmanızı sağlar. Bu kadar korkutucu bir işin üstesinden gelebilmenin en iyi yolu eşinizle açıkça bunları konuşmanızdır. Limitli bir bakış açısıyla karar vermesini gerektiren şeyin ne olduğunu öğrenmek için ona sorular sormalısınız. Bunu bulabilmeniz çok önemli çünkü bu limitli bakış açısı sizin ilişkinizi test etmekte ve ilişkinizin buna dayanıp dayanamaması ne kadar uzun süreceğine bağlı olacak.
Ayrılma psikolojisi sizin daha rahat ayrılmanızı sağlamaya yardım edebilir. Eşinizin bu limitli bakış açısı yüzünden ilişkinizi bitirmeniz gerektiğine inanıyorsanız bunun sorumlusu siz değilsiniz. Bunun nedeni dış etkenlerin limitli bir bakış açısı doğurması ve bunun eşiniz için ilişkinizden daha önemli olması. Doğal olarak da sizin kontrolünüzün ötesinde olması.
Alternatif yönler ilişkideki iki kişinin zamanla kişisel, profesyonel veya ilişkiden istediklerinden ayrılmaları anlamına geliyor. İnanç ve değer yargılarının çatışmasından dolayı da bu şekilde bir sonuç çıkabilir.
İnsanlar ayrı şeyler yaşarlar bu her zaman olur. Hayatlarınız belki tamamen farklı yollara gidiyor ve muhtemelen farklı sonları olan iki yol. İlk başta bu ilişkiye başladınız çünkü duygusal bir bağ oluştu aranızda (evet cinsel birleşim bile bazı duygular içerir). Bununla birlikte birbirinize karşı duyduğunuz aşırı tutku yavaş yavaş dibe çöküyor ve mantık ilişkinizi yönetmeye başlıyor. İşte bu noktada gerçek sorular doğuyor:
•Bu kişiyle bir gelecek görüyormuyum?
•Bu kişi benim amaç ve arzularımı karşılayabilecek biri mi?
•O da hayattan benim istediklerimi mi istiyor?
•Her ikimiz açısından da bu ilişkiyi sürdürmek mantıklı ve yararlı mı?
Hedefleriniz eşleşmediği için ilişkiyi sonlandırmayı seçebilirsiniz. İkinizin de tamamen farklı iki yaşam biçimi olduğunu bilmek ( muhtemel olarak aileden, işten, ilaçlardan kaynaklanan nedenlerle) ilişkide algının değişmesini sağlayacak kadar sürtüşme yaşamak kaçınılmazdır.
Bununla birlikte ilişkiyi sizin bitirmeniz belki bir şans olabilir. Birçok insan ilişkiyi devam ettirme hatasına düşmekte, bazıları daha da ileri giderek evlenip ilerleyen yıllarda böyle bir şeyin olmadığını kabullenmekte. Bunun sonucu olarak, bu olayın içinde olan her iki insanda hayatından memnun olmadan, mutlu olmadan yaşamaya devam ederler.
Böyle bir çıkmazdan kaçınmak için yapılabilecek en iyi şey uzun vadeli bir ilişki aramadan önce uzun vadeli hedeflerinizi belirlemeniz olacaktır. Esasında başkasını bulmadan önce kendinizi bulmanız gerekir. Bunu anlamanız sizi tamamlayacak, yaşamınızı değiştirmeye değil birlikte yaşamayı isteyecek kişiyi aramanızda yardımcı olacaktır.
Ayrılma
İlişkinizin akışı sırasında bu tür fikirlerin yanınızda olması çok problemli bir ayrılığı engelleyebilir. Bunu kişisel algılamayın, limitli bakış açılarını gözünüzden kaçırmayın ve uzun vadeli hedeflerinizi iyi belirleyin. Bu konulara odaklanmanız ilişkilerden sorunsuz ve pişmanlık duymaksızın çıkmanızı yardımcı olacaktır.
Evliligi Atesleyen 4 oneri
Yazan: adminŞub 23
Birbirine aşık bir çift olabilirsiniz ancak ilk buluştuğunuz zamanlardaki gibi misiniz? Bazı çiftler evli olsalar bile ilişkilerindeki heyecanı koruyabiliyor. İşte evliliğinizi yeniden ateşleyecek kolay öneriler..
1. Çıktığınız ilk gecedeki gibi flört edin. İlk buluştuğunuz günlerde nasıl davranıyorsunuz. Her gülüşünüzde, her baktığınızda onu arzuladığınızı hisettirin. İşi, aranızdaki resmi bağı, dış etkenleri unutun. Onunla dünyanın her yerine gidebilecekmiş gibi hissedin. Birbirinizin keşfedilecek yönleri mutlaka vardır, farklı olun ve farklılığı yakalayın.
2. Dünyanın en büyüleyici çifti olabilirsiniz. Birbirinizi bir süre rahat bırakın, özleyin. Ancak rahat bırakmak ile gitmesine izin vermek arasında ince bir çizgi olduğunu unutmayın. Seksi kıyafetler girin. Birbirinize iç çekerek bakın, yaklaşın ama uzak durun. Tıpki filmlerdeki gibi isteklerin doruğa ulaştığı anı bekleyin ve ateşleyin.
3. Yeni birşeyler deneyin. Her sabah ve akşam aynı şeyi yapıyorsanız hayatınızı biraz hareketlendirin. Hiç gitmediğiniz bir yere gidin. Sakin ve sessiz romantik bir gece geçirin ya da eğlencenin dozunu artırın. Gitmek istediğiniz bir konsere bilet alın ya da gece kulübüne gidip dans edip eğlenin, birlikte bol bol gülün. Mutlu oldukça seks isteğiniz de artacak. Hala düşünüyor musunuz? Kaldırın ellerinizi, sallayın kalçalarınızı..
4. Saldırın.. Hiç havanızda olmasanız bile.. Çalışan çoğu çift hafta sonunu bekliyor. Günlük stresten birbirlerinize zaman ayıramıyorlar. Sabah evden ayrılırken seksi bir bakış fırlatın ya da birşeyler söyleyin. Akşam eve dönüş yolundayken onu arayın ve uzanıp onu beklediğinizi söyleyin. Kimin seks için zamanı var ki? Her zaman çok çok meşgulsünüz. Ancak her zaman bu yaşta ve genç olmayacaksınız. O anı istediğiniz gibi yaşayın. Mümkün olduğunca birlikte eğlenin, libidonuzu artırın. Hatta sabah biraz daha erken kalkın ve seks yapın. Seks hormonları sizi daha canlı ve enerjik kılacak.
Bitanem
Yazan: adminŞub 23
BEN SENİNLE HAYATA BAĞLANMIŞTIM
YANIMDA OLDUĞUNU BİLMEK
DUYGULARIN EN GÜZELİYDİ
O GÖZLERİN İHTİYAÇ DUYDUĞUM İLAÇ GİBİYDİ
BAKIŞLARIN BANA HAYAT VERİYORDU
YIKTI ŞİMDİ BEDENİMİ ZAMANSIZ GİDİŞİN
HANİ BİTANEM BANA SÖZ VERMİŞTİN
GİDİYORUM BİRGÜN GERİ DÖNÜCEM DEMİŞTİN
KİM İNANIR BE BİTANEM
DÖNERKEN KAZA YAPTIĞINA
KAZA YAPIPTA CAN VERDİĞİNE
YAŞANMAZ BÖYLE YAZGIM
İNANMIYORUM KADERİME….
ŞİMDİ YİNE GİTTİN HİÇ DÖNMEDEN
SENİ BİRKERE OLSUN GÖRMEDEN
BIKTIM BİTANEM SENİ BEKLEMEKTEN
BIKTIM ARTIK SENSİZLİKTEN….
BEKLE BENİ BEN GELİCEĞİM YANINA
AMA HİÇ DÖNMEYECEĞİM
HABER GELİRSE BİTANEM SANA
SAKIN İNANMA İNANMA
BEYNİMDEN YEDİĞİM KURŞUNA..
Asik Kocadan
Yazan: adminŞub 5
9 Eylül günü saat 11.00′de Kemerburgaz D&R’dayız. 20 kişiyle birlikte, birazdan içeri girecek kadının yüzündeki şaşkınlık ifadesi için bekliyoruz. O, sıradan bir kitapçı ziyareti yapacağını sanıyor. Ama raflarda haberi olmadan basılan, ilk şiir kitabıyla karşılaşacak: “Beni Sev”! Kapının dışındaki ayaklı panolarda Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi kitabının hemen yanında kendi kitabının afişleri… İçeride, yeni çıkanlar bölümünde dizi dizi kitapları sıralanmış. Peki nasıl? Áşık kocasının müthiş evlilik yıldönümü organizasyonu sayesinde.
Nefesler tutuldu. Çiftin anneleri, kardeşleri, komşuları, iş arkadaşları hepsi kitap bölmelerinin arkalarına gizlendi. Beni ve fotomuhabiri arkadaşım Levent’i tanımıyorlar ne de olsa. Biz CD bakıyormuş gibi, en ön saftayız. Saat 11.00′i geçiyor. Çetin Bey’in kardeşi Betül Hanım (görümce) elinde kamerayla önlere yakın bir yerde gizlenmiş. Bize “Merak etmeyin, park eder etmez Çetin benim telefonuma çağrı atacak” diyor. Sonunda 11.25′te beklenen ikili mağazaya yaklaşıyor. Çetin Dalva, karısı Andaç Hanım’ın elinden tutmuş. Andaç Hanım dışarıda afişinin asılı olduğu panoyu hiç fark etmiyor. İçeri girince fotoğrafçımız Levent flaşı patlatıyor. Andaç Hanım bu tanımadığı adamın neden fotoğrafını çektiğini hálá anlayabilmiş değil, şaşkın şaşkın yüzümüze bakarken eşi Çetin Bey eliyle sağdaki standı gösteriyor. Andaç Hanım stanttan bir kitabı eline alıyor inceliyor. Hálá büyük bir sessizlik var. Sonra gözyaşları içinde eşine sarılıyor. Bir daha sarılıyor, öpüyor. “İnanmıyorum sana!” derken arka taraftan alkışlarla 20 kişi çıkıyor. İkinci şoku da yaşıyor: Siz ne arıyorsunuz burada? Arkadaşları, ailesi, ellerinde kitaplarla, “Andaç Hanım kitabınızı imzalar mısınız lütfen” diye sıraya giriyor.
ŞİİRLERİ ÇALDI
Birinci evlilik yıldönümleri bu. Onuncuda da yapar mı görürüz bakalım, demeyin. Birlikteliklerinin dokuzuncu yılı! Çetin Dalva (38), tekstil sektöründe etiket basımı işiyle uğraşıyor. Eşi Andaç Özalap Dalva (33) bir tekstil şirketinde yönetici. Bir gün ortak arkadaşları Lori, o sıralar yoga derslerine giden Andaç’a “Yoga falan hikaye, sen karateye gel” dedi, “Seni beyazlar içinde bir prens karşılayacak ama dikkat et, sakın aşık olma.”
Beyaz karate elbiseleri içindeki Çetin’den bahsediyordu. Andaç “Onun merdivenlerden çıktığı anı hiç unutmuyorum” diyor. Bir süre sonra çıkmaya başladılar. Sonra İzmir’e gidip Andaç’ı ailesinden istedi. Doğru zamanı beklediler. Bir sene önce evlenerek nihayet mutlu sona ulaştılar.
Bir yıllık evliliğin ardından Çetin Dalva öyle bir sürpriz yapmak istedi ki unutulmaz olsun. Eşi Andaç uzun süredir şiir yazıyor, bunları bir gün kitap haline getirmek istiyordu. İşte sürpriz fikri böyle başladı: “Tek tek uğraşıp şiirlerini çaldım, kimilerinin fotokopilerini çektim. Çok eskiden beri bildiğim günlükleri vardı, bana da okurdu, yani çok gizli değildi. Hepsini çaldım işte. En zor kısmı onları okumak oldu, çünkü el yazısı biraz kötü. Şiirlerin bazılarına başlıklar verdim. Dört bölümde toparladım: Güneş, bulut, rüzgar ve yağmur. Hüzünlü olanları yağmura, mutlu olanları güneş bölümüne koydum. Yayınevinden Gökhan Koç kapak tasarımını yaptı. Bir hafta önce kitap ortaya çıktı.”

PROVASINI BİLE YAPTILAR
Kitabı basmak tek başına süpriz için yetmemişti. Bu organizasyonu yapan Kitap Yayıncılık Halkla İlişkiler Sorumlusu Ülkü Aydın kendisi için de heyecanlı olan süreci şöyle anlatıyor: “Yayınevi olarak bu tarz sürpriz organizasyonlar hazırlamıyoruz, klasik bir yayıneviyiz. Ama Çetin Bey’in hikayesi beni sanki bir sinema yönetmeni gibi heyecanlandırdı. O günden sonra Çetin Bey’le hemen her gün görüştük, bir kez şirketine gittik, bir gün önce de sürpriz mekanında prova yaptık. Andaç Hanım kızar mı diye de düşündük.”
Andaç Hanım’a dönüp sizinle de konuşalım diyorum. O kadar heyecanlı ki: “Evet, ama iki kelimeyi bir araya getirebilirsem… Sanki bulutların içindeyim. Kitabı gördüğüm andaki şaşkınlığımı anlatamam. Böyle bir şeye kızmam söz konusu bile değil, çünkü her şeyi yazarken sadece Çetin’i düşündüm. Bu kimseden gizli değil, onu çok seviyorum” diyor, sonra yine gözyaşlarına boğuluyor.
KABAK ŞİİRİ
Kitap adını Beni Sev şiirinden alıyor ama içinde sadece aşk şiirleri yok. Şairin kayınvalidesinin böreğiyle ilgili bir şiir bile var: “Bir akşam evde beraber vakit geçirmeyi istiyordum, Çetin annesine gitmek istediğini söyledi. Nedenini sorunca, kabak böreği yapmış, dedi. Ben de oturup bu şiiri yazdım: Kabak kış sebzesiymiş/ Öğrendim dün/ Sevgilim beni kabak böreğiyle aldatınca/ Annesi pişirmiş, miş. /Akşam yatmadan yiyecekmiş/ Sabah kalkıp yiyecekmiş/ Annesi pişirmiş, miş/ Kabak kış sebzesiymiş/ Ben de dün öğrendim.”
Kaynak: Hürriyet
Anahtar Kelimeler :
aşk, sevgi, ask, sohbet, güzel sözler, sevgi sözleri, seni seviyorum, sevgi mesajları, büyük aşk, arkadaşlık, aşık kocadan müthiş yıldönümü sürprizi
Ask Hikayesi yol haritasi
Yazan: adminŞub 5
Suriye’nin Lazkiye kentinde dil kursunda tanışan Türk genç Hasan Akbay ve Tataristanlı Dinara Rakhimova, 3 yıl aradan sonra tesadüfen karşılaştıkları Rusya’da evlenme kararı aldı.
Gençlerin düğünü Antakya’da yapıldı.
Hasan Akbay (31), Moskova’da özel bir şirketin inşaat ve elektronik bölümünde müdür olarak görev yaptığını söyledi.
Dinara Rakhimova (27) ile 3 yıl önce Suriye’nin Lazkiye kentinde Arapça dil kursunda tanıştıklarını belirten Akbay, “Buradaki arkadaşlığımız kısa sürede aşka dönüştü. Ancak dil kursu sona erdiğinde istemeden de olsa birbirimizden ayrılmak zorunda kaldık. Ben Ankara’ya o da ailesinin yaşadığı Tataristan’ın Mamadesh kentine döndü. Bir süre haberleştik, daha sonra ondan haber alamadım.” dedi.
Ankara’da bir süre kaldıktan sonra Moskova’ya gittiğini ve işe başladığını anlatan Akbay, şöyle konuştu:
“Geçen yıl Ocak ayında gittiğim Moskova’da bir kafede tesadüfen Dinara ile karşılaştık. Birbirimizden habersiz bu kentte yaşamışız. Bu tatlı tesadüf bizi mutlu etti. Sonunda evlilik kararı aldık. Düğün davetiyemizin üzerine de ilk karşılaştığımız, ayrı yaşadığımız ve son karşılaştığımız ülkeleri gösteren yol haritası çizdik.”
Antakya’da dünya evine giren genç çiftin düğün törenine Dinara Rakhimova’nın ailesi de katıldı.
Gelin Rakhimova’nın, nikah memurunun sorusuna hem Rusça, hem de Türkçe “evet” demesi salonda davetliler tarafından alkış aldı.
Balayına giden genç çiftin, Moskova’da yaşamlarına devam edecekleri belirtildi.

Kaynak: Hürriyet
iki bin yillik ask
Yazan: adminŞub 5
Denizli’nin antik Laodikya Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında birbirlerine sarılmış durumda erkek ve kadın iskeleti bulundu.
Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, Anadolu’nun en önemli antik kentlerinden Laodikya’nın dört tarafını çeviren mezarlarda zaman zaman aşk ve nefretin izlerini gördüklerini söyledi. Şimşek, şunları söyledi: “Laodikya’da ölü gömme geleneklerini öğrendik, mezarlara konulan hediyeler bulduk. Son olarak 2 bin yıllık bir mezarda birbirlerine sarılmış durumda erkek ve kadın iskeletleri bulundu. Kadın ve erkek birbirlerini öyle sevmiş ki öbür dünyada da aynı sevgiyi yaşamak için öldüklerinde aynı mezara konulmak istemiş. Bazı mezarlarda da çiftlerin başları farklı yöne gelecek şekilde gömüldüğüne tanık olduk. Bu durum da yaşarken birbirlerini çok seven, ancak zaman zaman kavga eden çiftlerin de aynı mezara gömülmek istediklerini gösteriyor. Bu tür mezarlar aşk ve nefreti anlatıyor.”
Kaynak: Hürriyet
Yuzyilin Aski Korede
Yazan: adminŞub 5
Genç adam, gece metroda giderken, çok güzel ama adamakıllı sarhoş bir kıza rastlar… Koreli gencin böyle başlayan gerçek aşk hikayesi, kendi ülkesinde kitap olarak bestseller, film olarak gişe rekortmeni oldu. Hindistan’da filmi, Japonya’da dizisi, son olarak Spielberg’ün şirketi tarafından ABD’de filmi çekildi, Uzakdoğu ve ABD’de mangaları yayınlandı.
Bu gerçek aşkın anafikri, güzel ama hırçın kızın aşığına çektirdiği eziyet. Dünyada kıyamet koparan bu öykü aslında buralarda gayet tanıdık: Güle aşık bülbülün, gül dikeninden çektiği cefanın hikayesi.
O gece metrodaki bu karşılaşmanın hayatını değiştireceğinden haberi yoktu. Kız ayakta bile duramayacak kadar sarhoştu ve metro istasyonlarında geçilmemesi gereken sarı çizginin içinde duruyordu. Geon-Woo kıza yaklaştı. Kız ona baktı, fakat sarhoşluktan olduğu yere yığılmadan önce ağzından “tatlım” sözcüğü döküldü.
Diğer yolcular kızı onun sevgilisi sanmıştı. Çevredekilerin suçlayıcı bakışları altında kızla ilgilenmek, onu kaldırmak zorunda kaldı. Kızın kim olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktu ve onu ne yapacağını bilmiyordu. Kaldığı yurda gidemezdi. Çaresiz en yakın motele girdi. Kızın çalan telefonunu açtı, telefondaki kişiye kibarca motelin yerini tarif edip kızın iyi durumda olduğunu söyledi. Motel odasında oturmuş, baygın yatan kızı almaya gelecek endişeli yakınlarını beklerken, odaya aile yerine kapıyı kırarak giren polisler daldı. Genç adam ne olduğunu bile anlayamadan kendini sapık olarak gözaltında buldu.
EFENDİ-KÖLE İLİŞKİSİ
Kodesi bir gangster çetesiyle paylaştı. Gözaltında tutulduğu o gece bir felaketti ama bu daha başına geleceklerin başlangıcıydı. Çünkü ertesi gün çıktığında, hálá aklı bir tek “tatlım” sözüyle kendini kaptırdığı bu esrarengiz kızdaydı. O gün kızdan bir telefon aldı. Emreden ve itaat isteyen bir sesle, kendisiyle buluşmasını istiyordu. Buluştular.
Güzel kızın bu büyük aşka konu olan tuhaf davranışları böylece başladı. Köle olmaya dünden razı olan Geon-Woo yeni efendisi gitmesin diye onun her istediğini yerine getiriyordu. Kız onu uzun aralıklarla arıyor, randevu veriyordu. Sadece onun istediği zamanlarda ve istediği yerde görüşüyorlardı. Bir keresinde genç adamdan belli bir saatte, belli bir yere elinde bir gülle gelmesini istedi. Ama istekler her zaman bu kadar masum değildi: Bir başka gün Geon-Woo’nun okuluna gitti ve ders sırasında sınıfa dalarak hocaya “Bu çocuktan hamileyim derhal benimle gelmesi lazım” dedi mesela. Son buluşmaları ise deniz kenarındaki iskelenin üstündeydi. Kız, Geon-Woo’dan denize atlamasını istedi. Eğer atlamazsa onunla bir daha görüşmeyecekti. Geon-Woo bu isteği de yerine getirdi. Ama yine bir tuhaflık oldu, kız da atladı peşinden.
DERDİNİ İNTERNETE DÖKTÜ
Bu olaydan sonra birlikte bir parka gittiler. Geon-Woo’dan parkın en ucunda durmasını ve oradan kendi söylediklerini dinlemesini istedi. Bakalım Geon-Woo söylediklerini duyabilecek miydi? Oğlan duyamadı ama kız ona “denedim ama yapamıyorum” diye bağırmıştı. Kız, genç adamın kendisine ne kadar aşık olduğunu anlamıştı. Artık ona eziyet etmek istemiyordu. Geon-Woo’ya birbirleri hakkındaki gerçek düşüncelerini birer kağıda yazıp tepedeki ağacın dibine gömmeyi teklif etti. Anlaşmalarına göre bir sene sonra aynı yerde buluşacaklardı. Buluşurlarsa birbirlerine kavuşacaklardı; yok eğer buluşamazlarsa demek ki birbirlerinin kaderinde yer almıyorlardı. Oğlan anlaşmayı kabul etti. Kağıtları gömüp ayrıldılar.
Kızı beklediği bir yıl içinde Gen-woo, başından geçenleri bir internet blogunda mektuplar halinde yazdı. Hikaye bütün Kore’de bir anda patladı. Bir yayıncı mektupların yayın hakkını satın aldı. Mektuplardan oluşan roman bestseller olunca, aynı öykünün filmi yapıldı ve tam 4 milyon Koreli sinemaya koştu. Hikayenin şu anda Japonya’da dizisi yapılıyor, Bollywood Hintçesini beyaz perdeye uyarlıyor, Steven Spielberg’ün firması ise geçen ay Amerikan versiyonunu DVD olarak ABD pazarına sürdü. Hırçın bir kızın aşık erkeğe yaptıkları, Pasifik’in her iki yakasında eziyetçi kız konulu yeni bir manga (çizgi roman dergisi) türünün de doğmasına neden oldu.
HERKES KENDİ DERDİNDE
Peki ertesi yıl ne oldu? Hikayenin en can alıcı noktası burası elbette. Kız gelmedi. Bir yıl sonra buluşma yerine gelen Geon-Woo kızı bulamayınca gömülü notu çıkardı ve okudu. Geon Woo’dan özür dileyen bu not her şeyi açıklıyordu: Metroda ilk karşılaştıkları akşam, kız eski sevgilisi intihar ettiği için zilzurna sarhoştu. Geon-Woo’nun bütün kabahati, intihar eden bu eski sevgiliye çok benzemesiydi. Kız sarhoşken onu intihar eden sevgilisi sanmış, o yüzden tatlım demişti. Aşk acısı çeken kız, ölen sevgilisiyle yaşadığı anları, Geon-Woo’nun şahsında bir kerecik olsun tekrar yaşamak istemişti. O yüzden sevgilisinin ona gül verdiği yere çağırmış, kendine gül verdirmiş, o yüzden o tuhaf yerlerdeki tuhaf randevuları dayatmıştı. Geon-Woo’nun denize atlamasını istediği iskele de, eski sevgilisinin intihar ettiği yerdi. O intihar ederken kız yanında değildi, yardım edememişti, ama Geon-Woo’nun peşinden suya atlayabilirdi. Mektup şöyle bitiyordu: Geon-Woo’nun büyük aşkına rağmen bir yıl sonra hálá dönmemişse, demek ki hálá eski aşkının etkisindeydi.
SİNEMADA MUTLU SON
Bu gerçek hikaye beyazperdeye yansırken mutlu sonla bitti: Filmin sonunda Geon-Woo tam Kore’yi terk edecekken kızla tekrar karşılaşır. Kader onları bir araya getirmiştir. Bu öyle bir kaderdir ki, onca eziyet, ayrılık, tereddüt, hatta eski sevgilinin ölümü bile onların biraraya gelmeleri için sadece birer mazerettir.
KORE’DE 4 MİLYON İNSAN SEYRETTİ
Hiç kimseyi umursamayan çılgın kız ile erkek arkadaşı arasındaki ilişkiyi anlatan My Sassy Girl (Küstah Sevgilim) vizyona girdiği 2001 yılında büyük sükse yaptı, Hong Kong ve Kore’de haftalarca gişenin lideri oldu, 4 milyon kişi seyretti. Jae-young Kwak’ın yönettiği filmde başrollerde güzelliği dillere destan Gianna Jun ile Tae-hyun Cha oynadı.
AMERİKAN VERSİYONU
İşte bu güzel ve eğlenceli hikaye şimdi Amerikan piyasasına da sunuldu. Yann Samuel’in yönettiği filmde 24′ün Kim Bauer’i, Elisha Cuthbert hırçın kızı canlandırıyor. Amerika’da Jordan adını alan Koreli erkek karakter ise Jesse Bradford’a emanet.
JAPON VE HİNT VERSİYONU DA VAR
Japon TBS televizyonu ülkede Riyotiketi Na Konojo olarak bilinen sinema filmini dizi olarak uyarlıyor. Tsuyoshi Kusanagi ve Lena Tanaka rol alıyor. Bollywood ise hikayeyi komedi olarak yorumladı. Ugly Aur Pagli adındaki film geçen ağustosta gösterime girdi. Sachin Khot’un yönettiği filmede başrolleri Ranvir Shorey ve Mallike Sherawat paylaşıyor.
Kaynak: Hürriyet
Anahtar Kelimeler: aşk, sevgi, ask, sohbet, güzel sözler, sevgi sözleri, seni seviyorum, sevgi mesajları, büyük aşk, arkadaşlık, yüzyılın aşkı kore’den Çıktı!

